CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Kayıp, Travma ve Psikolojik Dayanıklılık (resilience): Son derece rahatsız edici olayların ardından gelişebilecek insan kapasitesini küçümsüyor muyuz?

Posted By on April 11, 2019

Birçok insan, yaşamlarının bir noktasında kayba veya potansiyel olarak travmatik olaylara maruz kalır ve yine de duygusal olarak olumlu deneyimler yaşamaya devam eder ve fonksiyon becerilerinde sadece küçük ve geçici bozulmalar gösterirler.Ne yazık ki, psikolojinin yetişkinlerin kayıp ya da travma ile nasıl başa çıktığı hakkındaki bilgisi, tedavi isteyen ya da büyük sıkıntı yaşayan kişilerden geldiği için, kayıp ve travma teorisyenleri sık sık psikolojik dayanıklılığı (resilience) nadir ya da patolojik olarak görmüşlerdir. Yazar, psikolojik dayanıklılığın (resilience) iyileşme sürecinden ayrı bir gidişatı temsil ettiğini gösteren kanıtları gözden geçirerek bu varsayımlara karşı çıkmaktadır. Kayıp ya da potansiyel travma karşısında psikolojik dayanıklılığın (resilience), inanıldığından daha yaygın olduğu ve psikolojik dayanıklılığa (resilience) karşı pek çok ve bazen beklenmeyen yollar olduğunu belirtmiştir. 

Referans: Bonanno, G. A. (2004). Loss, trauma, and human resilience: Have we underestimated the human capacity to thrive after extremely aversive events?. American psychologist59(1), 20-28.

Saygılarımla,

Psk. Ayşe Nur Çobanoğlu

Cinsel Travmayı Deneyimleyen Savaş Gazilerinin Travmatik Stres Belirtileri, Aleksitimi ve Başa Çıkma Tarzları

Posted By on March 31, 2019

Bu çalışma, aleksitimi ile başa çıkma stilleri (planlama, pozitif yeniden yorumlama ve büyüme, sosyal duygularla başa çıkma ve inkâr) arasındaki ilişkiyi ve askerlik sırasında cinsel travma yaşayan 170 erkek ve kadın gazinin klinik örneğindeki travma semptomları arasındaki ilişkiyi  incelemiştir. İnkar, travma semptomları ile pozitif olarak ilişkili tek başa çıkma tarzı olarak bulunmuştur ve aleksitimi ile travma semptomları arasındaki ilişkiye de aracılık etmiştir. Aleksitimi planlama ile negatif ilişkili bulunmuştur. Aynı şekilde, aleksitimi ile sosyal-duygusal başa çıkma ve pozitif yeniden yorumlama ve büyüme arasında negatif bir ilişki vardır. Sonuçlar, aleksitimi’nin bireysel başa çıkma tarzlarını öngörmedeki önemli rolü ile ilgilidir.

Referans: Gaher, R. M., O’brien, C., Smiley, P., & Hahn, A. M. (2016). Alexithymia, coping styles and traumatic stress symptoms in a sample of veterans who experienced military sexual trauma. Stress and Health, 32(1), 55-62.

Saygılarımla,

Psk. Deniz Küçükaksu

Psikotik Semptomların Komorbiditesi ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu: DSM-5’te Bir Belirtici için Kanıt

Posted By on March 20, 2019

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile psikotik semptomların komorbiditesi, bir bozukluğun prevelansına dayanarak beklenenden daha yüksektir. Buna ek olarak; TSSB hastalarında psikotik spektrum bozukluğu kriterlerini karşılamayan psikotik semptomların var olması belirgindir. Bu makale, TSSB ve psikoz ilişkisi ile ilgili olan üç hipotezi tartışmakta ve bu konu ile ilgili farklı hasta grupları ile durumların vaka çalışmalarını sunmaktadır. Bu vaka çalışmalarının ışığında klinik çıkarımlar, DSM’nin bir sonraki baskısının psikotik özelliklere sahip bir TSSB belirleyicisini içermesi önerisinde bulunmaktadır.

Referans: Bosson, J., Reuther, E., & Cohen, A. (2011). The comorbidity of psychotic symptoms and posttraumatic stress disorder: evidence for a specifier in DSM-5. Clinical schizophrenia & related psychoses5(3), 147-154.

Saygılarımla,

Psk. Ayşe Nur Çobanoğlu

Travma Sonrası Stres Bozukluğu için Travma Odaklı Bilişsel Tedaviye Yanıtın Erken Dönem Seansı Tahmin Edicileri

Posted By on March 19, 2019

Travma odaklı bilişsel davranış terapisi, travma sonrası stres bozukluğunun tedavisinde etkilidir ancak cevapsızlık oranları % 25 ile% 50 arasında değişmektedir. Sonucu öngören hasta özellikleriyle ilgili önceki araştırmaların sonuçları tutarsızdır ve temel olarak demografik ve tanısal değişkenlere odaklanır. Bu çalışma, erken tedavi seanslarında kötü tedavi yanıtının davranış belirleyicilerinin gözlemlenip gözlemlenmediğini incelemiştir. Fazla perseverasyon (tekrar tekrar düşünme) yapan hastalar, daha düşük düşünce ve duygu ifadesi ve zayıf terapötik ittifakın tedavi sonunda daha zayıf sonuçlarla ilişkili olacağı tahmin edildi. Ayrıca hasta davranışlarının terapötik ittifakla ilişkilerini ve tedavi sunumunun etkinliği ve yeterliliği de bu çalışmada araştırıldı. TSSB için bilişsel tedaviye iyi (n 1 ⁄4 34) veya zayıf cevap vermiş (n 1/4 24) 58 hastanın ilk tedavi seanslarının ses veya video kayıtları alındı, hastaların perseverasyonu, düşünce ve duyguların ifadesi, terapötik ittifak, tedavi sunumu etkinliği ve yetkinliği ve terapist yeterliliği için araştırma yapıldı.Tedaviye zayıf cevap verenler ilk seansta daha fazla perseverasyon ve daha az düşünce ve duygu ifadesi gösterdiler. Hastanın yaptığı perseverasyon, düşüncelerin ve hislerin düşük ifadesi ve daha zayıf terapötik ittifak riskli tedavi sunumu ile ilişkiliydi. Bu davranış özelliklerine sahip hastalar ek tedavi stratejilerinden yararlanabilir. Çalışmanın sınırlamaları ve klinik uygulama için etkileri tartışılmıştır.

Not: Perseverasyon: Bir sözcük veya sözcük dizisinin hastanın iradesi dışında sürekli olarak kullanılması, tekrarlanmasıdır.

Referans: Brady, F., Warnock-Parkes, E., Barker, C., & Ehlers, A. (2015). Early in-session predictors of response to trauma-focused cognitive therapy for posttraumatic stress disorder. Behaviour research and therapy, 75, 40-47.

Saygılarımla,

Psk. Deniz Küçükaksu

TSSB’nin Kognitif Modeli

Posted By on March 13, 2019

Makale Özeti:
Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) travmatik olaylara ortak bir tepkidir. Birçok kişi travmatik olaydan birkaç ay sonra iyileşir fakat önemli sayıda kişide semptomlar yıllarca devam eder. Bu makalede; TSSB’nin devamının bilişsel modeli aktarılmıştır. Bireylerin travmayı ciddi, mevcut tehtit duygusu uyandıracak şekilde işlediğinde TSSB’nin kalıcı olacağı önerilmektedir. Tehdit duygusu aşağıdakilerin bir sonucu olarak ortaya çıkar: (1) travma ve / veya sekelinin (sequelae) aşırı olumsuz değerlendirmeleri (2) zayıf detaylandırma ve bağlamsallaştırma ile karakterize edilen bir otobiyografik hafızanın bozulması. Olumsuz değerlendirmelerdeki değişiklik ve travma hafızası bir dizi davranışsal ve bilişsel strateji ile önlenebilir.Model, TSSB’nin temel klinik özellikleri ile uyumludur, birkaç olguyu açıklamada yardımcı olur ve değişim için üç kilit hedefi tanımlayarak tedavi için bir çerçeve sağlar. Son çalışmalar, modelin çeşitli yönleri için ön destek sağlamıştır.

Referans: Ehlers, A., & Clark, D. M. (2000). A cognitive model of posttraumatic stress disorder. Behaviour research and therapy, 38(4), 319-345.

Saygılarımla,
Psk. Zeynep Ünal

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS