Warning: include_once(/data/17/3/122/111/3122437/user/3482966/htdocs/cbtistanbul/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase1.php): failed to open stream: No such file or directory in /data/17/3/122/111/3122437/user/3482966/htdocs/cbtistanbul/wp-content/advanced-cache.php on line 14

Warning: include_once(): Failed opening '/data/17/3/122/111/3122437/user/3482966/htdocs/cbtistanbul/wp-content/plugins/wp-super-cache/wp-cache-phase1.php' for inclusion (include_path='.:/usr/share/php:/usr/services/vux/lib/php') in /data/17/3/122/111/3122437/user/3482966/htdocs/cbtistanbul/wp-content/advanced-cache.php on line 14
CBTiSTANBUL » Blog

CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

OKB ve Hastalık Kaygısı Bozukluğu Olan Kişiler Neden Aşırı Güvence Ararlar?

Posted By on January 18, 2020

OKB ve hastalık kaygısı bozukluğu olan kişilerde aşırı güvence aramanın yaygın olduğu görülmektedir. Yaygınlığına ve bununla bağlantılı devam eden risklere rağmen aşırı güvence aramanın işlevleri hakkında çok az şey bilinmektedir. Kompulsif kontrol davranışlarının bir türü olarak kavramsallaştırılmasına rağmen güvence aramanın destekleyici bir yapısı olduğu da düşünülmektedir. Bu çalışma, aşırı güvence arama ve destek arama tanımlamalarına ve bu iki yapı arasındaki benzerliklere; OKB ve hastalık kaygısı bozukluğu hastalarının kullanıldığı bir örneklemle yeni bir yaklaşım sunmaktadır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Katılımcılar; güvence ve destek arayışlarının doğasını, hedeflerini ve bu davranışların kendileri ve diğer insanlar üzerindeki etkisi üzerine düşünmüşlerdir. Araştırma için yirmi görüşme yapılmış; bu görüşmeler yazıya geçirilmiş ve tematik analize uygun olarak analiz edilmişlerdir. Aşırı güvence arayışı için altı, destek arayışı için ise beş temel tema belirlenmiştir. Sonuçlar, aşırı güvence aramanın sınırlı tanı özgüllüğünü ortaya koymaktadır. Çarpıcı bir şekilde ise, hastalık kaygısı bozukluğu olan katılımcılar destek aramadıklarını bildirmişlerdir.

Referans: Halldorsson, B., & Salkovskis, P. M. (2017). Why do people with OCD and health anxiety seek reassurance excessively? An investigation of differences and similarities in function. Cognitive therapy and research41(4), 619-631.

Saygılarımla,

Psk. Zeynep Ekşioğlu

Sosyal Anksiyete Bozukluğu olan Kişilerde Kognitif Davranışçı Terapinin Olay Sonrası İşleme (post event processing)’deki Etkisi

Posted By on January 14, 2020

Sosyal kaygısı olan kişiler Olay Sonrası İşleme’ye, kişilerarası etkileşimlerinin negatif sonuçlarına odaklanarak sonrasında tekrar gözden geçirmeye yatkındırlar. Bu çalışma, kognitif davranışçı terapinin Olay Sonrası İşleme(PEP)’yi nasıl etkilediğini ve tedavi boyunca sürecin nasıl değiştiğini değerlendirmek için hazırlanmış bir kontrollü çalışmadır. Araştırma, PEP’in tedavi sonucunda azalıp azalmadığını ve değişik seviyelerdeki CBT müdahelesiyle, grup temelli ve sanal gerçeklik maruz bırakma, tedaviyi kısıtlayıp kısıtlamadığını araştıracaktır. Araştırmaya Sosyal Anksiyete Bozukluğu tanısı alan 91 kişi katılmıştır. Tedavi sonucunda PEP’in azaldığını, daha fazla Olay Sonrası İşleme seviyesi yüksek alan kişilerin sosyal anksiyete semptomlarındaki azalmanın düşük seviyedekilerle karşılaştırıldığında daha yavaş gerçekleştiği görülmüştür. Gelecek araştırmalarda, PEP’in tedavi sonuçlarını etkilemesinin nedenleri araştırılmalıdır. 

Referans: Price, M., Anderson, L.P. The impact of cognitive behavioral therapy on post event processing among those with social anxiety disorder. Behav Res Ther. 2011 February ; 49(2): 132–137. doi:10.1016/j.brat.2010.11.006.

Saygılarımla,

Psk. Özlem Öztürk

Sosyal Anksiyete Bozukluğunda Bilişsel-Davranışçı Terapi: Mevcut Durum ve Gelecekteki Yönelimler

Posted By on December 23, 2019


Bilişsel-davranışçı terapi (BDT), sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisinde en kapsamlı araştırılan non-farmakolojik (ilaç dışı tedavi) yaklaşımdır ve etkinliği çok sayıda araştırmada gösterilmiştir. Bu makale, sosyal kaygı bozukluğu semptomları ve bozulmuş yaşam kalitesinin tedavisi için BDT’nin etkililiği hakkındaki verileri özetlemektedir. Hem kısa vadede hem de uzatılmış takip dönemlerinde çeşitli BDT yaklaşımlarının (BDT tekniklerinin) göreceli etkinliği gözden geçirilmiştir. Sosyal anksiyete bozukluğu olan hastalarda BDT’ye az ya da çok olumlu yanıt veren faktörler incelenmiştir. BDT’nin sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisinde farmakolojik yaklaşımlarla karşılaştırılmasına ve bu yaklaşımların birleştirilmesinin potansiyel faydasına özellikle dikkat edilmektedir. BDT ve farmakoterapi kombinasyonlarının sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisine uygulanmasındaki gelecekteki yönelimler tartışılmaktadır.

Referans: Heimberg, R. G. (2002). Cognitive-behavioral therapy for social anxiety disorder: current status and future directions. Biological psychiatry, 51(1), 101-108.


Saygılarımla,
Psk. Mübeccel Oskay

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi-Bilişsel İşleme Perspektifiyle Yaklaşım

Posted By on December 17, 2019

Yaygın Anksiyete Bozukluğu’nun temelinde kontrol edilemeyen bir endişe bulunan, kişilerde bireysel ve sosyal açıdan birçok sıkıntıya sebep olan psikolojik bir bozukluktur. Tedavisi için ilk olarak bilişsel davranışçı terapi önerilmekle beraber endişenin sonuçlarını klinik anlamda daha verimli bir şekilde önlemeyi hedefleyen gelecek araştırmaların yapılması gerekmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi’ye ek olarak endişelenmeyi sürdüren sistemin daha deneysel şekilde araştırılması gerekmektedir. Bu makale, Yaygın Anksiyete Bozukluğu’nu sürdüren ‘endişe’nin bilişsel işlemlerine odaklanarak Borkovec ve Costello tarafından geliştirilmiş olan bilişsel davraşçı terapi tekniklerini özetlemektedir. Hirsch ve Mathews modeli, kontrol edilemeyen endişeyi sürdüren bilimsel olarak desteklenmiş 3 işlemi vurgular: Olumsuz yorumlama ve dikkatte yanlılık gibi Implicit cognitive biases (gizli bilişsel önyargılar), sözel düşünce şeklini genelleme ve endişeyi sürdüren dikkati kontrol edebilme. Araştırma, BDT protokolü uyguladığımız yaygın anksiyete bozukluğu olan hastaların klinik verilerine dayanmaktadır. Vakaların anksiyetesinde %74, depresyonda %78 ve endişelerinde %53 oranında iyileşme görülmüştür. Bu makale ayrıca, Yaygın Anksiyete Bozukluğu’na özgü BDT tekniklerinin uygulanmasının ve endişeyi sürdüren bilişsel süreçlerdeki değişimleri hedefleyen klinik terapi becerilerini geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.

Referans: Hirsch, CR., Beale, S., Grey, N, & Liness, S. Approaching Cognitive Behavior Therapy for Generalized Disorder From A Cognitive Process Perspective. Front. Psychiatry 10: 796.

Saygılarımla,
Psk. Özlem Öztürk

Majör Depresyonda İntruzif İmajlar ve Hatıralar

Posted By on December 16, 2019

Depresyon hastalarındaki ızdırap verici intruzif zihinsel imajların sıklığını ve bu intrüzyonların olgusunu araştırmak amacıyla majör depresyonu olan bireylerle görüşülmüştür. Şu anda depresyonda olan 39 kişiden 17’si tekrarlayan intruzif imajlar deneyimlediklerini belirtmişlerdir. İntruzif imajların kontrol edilemediği ve kişilerin gündelik hayatlarını önemli ölçüde etkilediği görülmüştür. Duygusal ve fiziksel yeniden deneyimlemenin yanı sıra bu intrüzyonların “şu anda” yaşınıyor hissi yarattığı da görülmüştür. Yeniden deneyimleme seviyelerinin yüksekliğine rağmen kişilerin disosiyasyon seviyeleri oldukça düşük bulunmuştur. İntruzif imajlar; bazı hastaların depresif ruh halinin korunmasında önemli bir rol oynamasının muhtemel olduğu fikri ile uyumlu olarak otobiyografik hatıraları tanımlayan geniş bir ağın anahtar parçası olarak görülmüştür. Bu intrüzyonları hedef alan müdahalelerin depresif ruh halini olumlu yönde değiştirme potansiyelinin olduğu düşünülmektedir.


Referans: Patel, T., Brewin, C. R., Wheatley, J., Wells, A., Fisher, P., & Myers, S. (2007). Intrusive images and memories in major depression. Behaviour research and therapy45(11), 2573-2580.

Saygılarımla,

Psk. Zeynep Ekşioğlu

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS