CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Psikoterapi Sonlandırmasında İş-birlikçi Yaklaşım (Collaborative Approach)

Posted By on October 13, 2019

İş birliği, psikoterapide, hasta tedavi sonuçlarına bağlı önemli bir ilişki değişkeni olarak kabul edilmiştir. Pek çok terapist, tedavi kararları verirken hastaları ile iş birliğine dayalı bir iş ilişkisi kurmaya çalışsa da iş birliği, hastaların başarılı bir sonlandırma için planlamalarına yardımcı olmak amacıyla kullanılabilecek önemli bir tekniktir. İş birlikçi sonlandırma stratejileri, ilk olarak hastaların sonlandırma beklentilerini karşılamak için ilk oturumda kullanılabilir. Bu stratejiler hastaların tedavi hedeflerine odaklanmalarına yardımcı olmak için tedavi boyunca da kullanılabilir. Son olarak, son oturumda hastaların kazanımlarını sahiplenmelerini sağlamak ve terapötik ilişkiyi eşitlemek için iş birlikçi sonlandırma stratejileri kullanılmalıdır. Bu yazıda, psikoterapinin sonlandırılması için hazırlık yaparken hastalarla iş birliği yapmak için özel öneriler sunuyoruz. Bu stratejileri gösteren vaka örnekleri de verilmiştir.

Referans: Goode, J., Park, J., Parkin, S., Tompkins, K. A., & Swift, J. K. (2017). A collaborative approach to psychotherapy termination. Psychotherapy54(1), 10.


Keyifli okumalar dilerim.


Saygılarımla,
Psk. Mübeccel Oskay

Tedavideki Komplikasyonları Çözümlemede Vaka Formülasyonu Yaklaşımı

Posted By on October 4, 2019

Vaka formülasyonunun sadece terapi başında sürece yön vermek için oluşturulduğu ve sonrasında ise tedavide küçük bir rol oynadığı düşünülmektedir. Fakat biz vaka formülasyonunun hastalardan yeni bilgiler geldikçe yenilenen dinamik bir süreç olarak görüldüğünde daha yararlı olacağına inanıyoruz. Tedavideki komplikasyonları, formülasyon süresince hipotez-test şeklinde ilerleyerek çözmek daha verimli olacaktır. Bu makalede anksiyete bozukluğu tedavisinin sonuçlarını en güçlü şekilde etkileyebilecek olan kognitif davranışsal vaka formülasyonlarını gözden geçirdik. Fakat, terapi sürecine destek olması adına alternatif terapötik yaklaşım önerilerinde de bulunduk. Motivasyon, kişilerarası ilişkiler, duygu düzenlemede güçlükler, rahatlama, kabullenme ve önyargı komplikasyonlarını gidermede yardımcı olabilecek yaklaşımları inceledik. Son olarak, BDT ya da başka bir yaklaşımın vaka formülasyonu kullanılırken terapist; çerçevenin dışından bakarak düşünmeli, hastayla işbirliği yapmalı ve yeni fikirleri de değerlendirerek terapiyi devam ettirmelidir.

Referans: Teachman, B. A., & Clerkin, E. M. (2010). A case formulation approach to resolve treatment complications. In M. W. Otto & S. G. Hofmann (Eds.), Series in anxiety and related disorders. Avoiding treatment failures in the anxiety disorders (pp. 7-30).

Saygılarımla,

Psk. Özlem Öztürk

İntihar Risk Değerlendirmesindeki Gelişmeler

Posted By on September 26, 2019

Bu makale; intihar değerlendirmesindeki deneysel temelli gelişmeleri incelemekte ve birleştirmektedir. Tartışılan uygulamalar; mevcut bakım standartlarıyla, uygulama kılavuzlarıyla ve uygulanabilir araştırmalarla tutarlılık göstermektedir. Yazarlar, risk değerlendirmesi ile öngörü arasındaki farkı ayırt ettikten sonra; zamanın risk değerlendirmesindeki önemli rolünü vurgulamışlardır. Bu makale; intihar için risk değerlendirmesinin sürekliliğini ortaya koyup örneklendirmekte ve kliniksel karar verme ve tedavi süreci için pratik öneriler sunmaktadır.

Bu makalenin amacı; intihar risk değerlendirmesine klinik olarak dengeli ve bilimsel olarak bilgilenmiş bir bakış açısıyla yaklaşarak, deneysel araştırmaları klinik uygulamaya dönüştürmektir. Sunulan model; intihar değerlendirmesi için kılavuzlar sunmakta, kliniksel kararlar vermeyi yönlendirmekte ve en iyi uygulamayı kabul etme bakış açısını benimsemektedir.

Referans: Bryan, C. J., & Rudd, M. D. (2006). Advances in the assessment of suicide risk. Journal of clinical psychology62(2), 185-200. 

Saygılarımla,

Psk. Zeynep Ekşioğlu

İlk görüşmede (intake interview) neler beklenir? Psikoterapi hastalarında izlenim yönetimi taktikleri

Posted By on September 26, 2019

Terapötik ittifak hasta ve terapist arasında karşılıklı bir etkileşimden oluşur. Daha önceki çalışmalarda terapistlerin davranışsal etkisine odaklanılmış ancak bu çalışma hastaların izlenim yönetimi taktiklerini incelemiştir. Birinin başkaları üzerindeki izlenimlerini yönetme motivasyonu ilk temasta özellikle güçlüdür. Hastaların davranışsal etkisi bu nedenle ‘intake interview’ sürecinde incelenmiştir. On iki olası izlenim yönetimi taktikleri, terapötik ittifakın teorik anlayışları ve psikoterapistler ile yapılan görüşmeler temelinde tanımlanmıştır. Kapsamlı bir eğitimden sonra, jüri 60 videoya alınmış röportajı derecelendirmiştir. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığı zaman; Etki girişimleri tüm hastaların ifadelerinin kabaca % 30’unda gözlenmiştir. Hastaların kullanmış olduğu en sık taktikler sırasıyla; ‘Supplication, Provoking a response from the therapist ve Self-promotion’ olarak bulunmuştur. Hastalar üç farklı taktik kümesi içerisinde ( Negative self-presenter, Positive self-presenter and Response Provokers) gruplandırılabilmiştir. Erkek ve kadın hastalar, kullanılan toplam taktik miktarına ve belirli taktiklerin seçimine göre farklılık göstermemiştir. Son olarak, erkek hastalar, erkek terapistlere kıyasla kadın terapistlere karşı  genel olarak daha fazla taktik kullanmışlardır. Kullanmış oldukları taktik ‘Negative Reports about Third Person’ olarak saptanmıştır. Hastaların davranışsal etkilerine karşı duyarlı olmak, terapistlerin etkileşimsel hedeflerini daha iyi anlamalarına ve terapötik ittifakı daha iyi uyarlamalarına yardımcı olabilir.

Referans: Frühauf, S., Figlioli, P., Oehler, D., & Caspar, F. (2015). What to expect in the intake interview? Impression management tactics of psychotherapy patients. Journal of social and clinical psychology34(1), 28-49.

Saygılarımla,

Psk. Mübeccel Oskay

Hastanın bilgi aktarımını başlatması: Klinik ilk görüşmedeki rolünün keşfi

Posted By on September 16, 2019

Çalışmanın amacı, ilk görüşme boyunca hastaların bilgi paylaşımlarının  hasta- klinisyen  iletişimindeki rolünü açıklamak. Hastanın bilgi aktarımını başlatması,  klinisyenlerin o bilgilere güvenmesinde, hasta-klinisyen ilişkisinin değerlendirilmesinde ve ilk görüşmenin başarısının tahmin edilmesinde etkili olmuştur. Araştırmanın sonucuna göre, hastanın bilgi aktarımını başlatması, klinisyenin yaşına, deneyimine ve disiplinine; hastanın yaşına, ırkına ve daha önce terapi deneyiminin olup olmadığına göre değişmektedir. Hastalar,  klinisyenlerin soru sormasını tercih edenler ve bilgi aktarırken bölünmek istemeyenler olarak ikiye ayrılmıştır. Sonuçlar, hastanın bilgi aktarımını başlatmasının klinisyenin karar verme mekanizmasındaki rolünü ve hastaların tercihlerine yönelik iletişim kurulmasının önemini göstermektedir. Klinisyenin, ilk görüşmenin başında, terapi süresince hastanın hangi iletişim şeklini tercih edeceğini açıkça sorması önerilmektedir. Klinisyenlere, varsayımlarına dair  farkındalıklarını (karar verme mekanizmalarına olan etkisinden ötürü)  geliştirmeleri tavsiye edilmektedir.

Referans: Nakash, O., Dargouth, S., Oddo, V., Gao, S., & Alegria, M. Patient initiation of information: Exploring its role during the mental health intake visit. Patient Educ Couns. 2009;75:220–6. [PubMed: 19062233]

Saygılarımla,

Psk. Özlem Öztürk

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS