CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Bipolar Bozuklukta Benlik Değer Duygusu ve Kognitif Terapiye Yanıt

Posted By on May 3, 2018

Kognitif Terapi, bipolar bozukluk için gözlem yapmanın ve duyguların, düşüncelerin, davranışların düzenlenmesinin önemi üzerinde durur. Benlik Değer Duygusunun Artışı Ölçeği, bipolar bozukluk tanısına sahip kişilerin kendilerini ne derecede hareketli, ikna edici ve yaratıcı olarak algılayıp değerlendirirdiklerini ölçmektedir. Bu özellikler “biraz yüksek” olma durumu ile ilgilidir ve klinik hipomani derecesine ulaşmamıştır. Bu ölçekte, puanı yüksek olan kişilerin kognitif terapiye iyi cevap vermedikleri varsayılmaktadır. Bipolar 1 hastalığı olan 103 kişi rastgele bir şekilde kognitif terapi ve kontrol grubu olarak ayrılmıştır. Bu ölçek başlangıçta ve 6 aylık takip döneminde uygulanmıştır. 6 ay sonrasında bu ölçek iyi bir test-yeniden test güvenilirliğine sahip çıkmıştır. Ölçekten yüksek puan alan hastaların duygudurum puanları, sosyal işlevsellik düzeyinde iyileşmeleri ve önceki bipolar epizod sayıları kontrol edildikten sonra bu durumların hastalığın nüksetme olasılığını anlamlı derecede arttırdığı görülmüştür. Sonuç olarak tüm hastalar kognitif terapiden faydalanmamıştır ve ölçek puanı yüksek çıkan hastalarda kognitif terapi daha az yararlı olmuştur. Bu sonuçlar, gelecekteki çalışmalarla bu özelliklerin ve işlevsel olmayan inançların yoğun bilişsel davranışçı tekniklerle değerlendirilmesini hedeflemektedir.

Referans: Lam, D., Wright, K. I. M., & Sham, P. A. K. (2005). Sense of hyper-positive self and response to cognitive therapy in bipolar disorder. Psychological Medicine35(1), 69-77.

Saygılarımla,
Kli. Psk. Gizem Özge Erinç

Kognitif Davranışçı Terapide Ev Çalışması Kullanımının Denetlenmesi: Eğitim Gören Terapistin İnançlarının Rolü

Posted By on March 20, 2018

Kognitif Davranışçı Terapide ev çalışmaları için danışanı teşvik etmek ve bu çalışmaları kişiye göre kolaylaştırmak temel bir beceridir. Araştırmalara göre, danışanın terapide ev çalışmalarını tamamlaması ile hastalığında semptomlarının şiddetinin azalmasının doğru orantılı olduğu bulunmaktadır. Terapide yer alan ev çalışmaları danışan tarafından yapılmıyor ise, ne gibi sebepleri olabileceği makalenin içerisinde üç vaka örneği ile anlatılmıştır. Birinci olarak; 50 yaşında depresyonu olan 50 yaşındaki bir danışanın “düşünce kayıt formu” ev çalışmasını tamamlamada güçlük yaşaması ardından, terapistin o duruma özgü kendi düşünce, duygu ve davranışlarını gözden geçirmesinin öneminden bahsedilmektedir. İkinci olarak; ev çalışmaları ile bağlantılı olan “Terapötik İnanç Sistemi”nden (danışan ve terapistin kendileri, birbirleri ve tedavi süreci ile ilgili inançları) bahsedilmektedir. Üçüncü etken olarak ise terapiste özgü bazı şemalar ile sosyal fobisi olan bir danışanın ev çalışmalarının bağlantısından bahsedilmektedir. Özet olarak; ev çalışmalarının tamamlanmaması durumu, danışan ve terapistin bakış açısıyla kavramsallaştırılmalıdır.

Referans: Haarhoff, B., Kazantzis, N. (2007) How to supervise the use of cognitive behavior therapy : The role of trainee therapist beliefs. Cognitive and behavioral practice, 14, 325-332.

Saygılarımla,
Kli. Psk. Gizem Özge Erinç

Sosyal Anksiyete Bozukluğunu Sürdüren Kognitif Faktörler: Kapsamlı Bir Model ve Tedavi Sonuçları

Posted By on March 20, 2018

Sosyal Anksiyete Bozukluğu (SAB) sık görülen, sıkıntı veren ve uzun süreli bir hastalıktır. Son çalışmalar, bozukluğun sürdürülmesini açıklayabilecek bir dizi psikolojik faktör belirlemiştir. Bu faktörler, SAB’ın kapsamlı bir psikolojik sürdürülme modelinin parçası olarak sunulmuştur. Bu model sosyal kaygının; gerçekçi olmayan sosyal standartlar ve ulaşılabilir sosyal hedefleri seçmede yetersizlikle ilişkili olduğunu varsayar. SAB’lı bireyler, zorlayıcı sosyal durumlarla karşı karşıya kaldıklarında, dikkatlerini kaygılarına yöneltir, kendilerini olumsuz sosyal bir nesne olarak görür, sosyal bir karşılaşmanın olumsuz sonuçlarını abartır, duygusal tepkileri üzerinde çok az kontrole sahip olduklarına inanır ve sosyal becerilerini sosyal durumlarla etkin bir şekilde başa çıkmak için yetersiz görür. SAB’lı bireyler toplumsal aksiliklerden kaçınmak için, kaçınma ve güvenlik davranışları da dahil olmak üzere uyumsuz baş etme stratejileri kullanır. Arından ise olay sonrası ruminasyon izlemektedir. Bu durum ise gelecekte daha fazla sosyal anksiyeteye yol açmaktadır. Bozukluğa özgü olası müdahale stratejileri tartışılmaktadır.

Referans:

Hofmann, S. G. (2007). Cognitive factors that maintain social anxiety disorder: A comprehensive model and its treatment implications. Cognitive behaviour therapy, 36(4), 193-209.

Saygılarımla,
Psk. Gizem Baki

Gençlik için Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi: Topluluk Ortamında Etkinlik

Posted By on March 8, 2018

Mevcut araştırma, toplum düzeyinde çocuk travmatik stresinin travma odaklı bilişsel davranışçı terapinin (TF-CBT) etkinliğini inceledi. Belirli bir travma öyküsü olan (cinsel veya fiziksel taciz, travmatik kayıp veya ev içi veya topluluk şiddeti) ve travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) semptomları olan 78 yaş altı genç (yaşları 7 ila 16), ortalama 10 bilişsel davranışçı terapi oturumu aldı.TSSB semptomları, içselleştirici ve dışa vurum davranış problemleri tedavi öncesi ve ve tedavi bitiminden sonra 3, 6, 9 ve 12. aylık aralıklarla değerlendirildi. Yapılan araştırmanın sonunda, TSSB semptomlarının yanı sıra içselleştirme ve dışsallaştırma sorunlarının, terapi alındıktan sonraki 6 ay içinde (ön-muamele, 3 ay ve 6 aylık değerlendirmeler) önemli ölçüde azaldığını ve bu kazanımları hastaların önlerindeki 6 aylık süreç boyunca da muhafaza ettiklerini ortaya koymuştur (6-, 9 ve 12 aylık değerlendirmeler). Dışa çıkma semptomları takip süresince biraz artmıştı, ancak bu değişiklik istatistiksel olarak anlamlı değildir. Bu bulgular TF-CBT’nin topluluk ortamlarında etkin bir şekilde uygulanabileceğini göstermektedir. Tedavi sonuçları, özel klinik ortamlarında verilen TF-CBT’nin etkinlik çalışmalarında bildirilenlere benzerdi. TSSB semptomlarındaki iyileşmeler ve içselleştirme ve dışsallaştırma sorunları tedaviye başladıktan sonra 1 yıla kadar sürdürülmüştür, ancak semptomların dışa vurumundaki değişiklikler stabildir.

Referans:

Webb, C., Hayes, A. M., Grasso, D., Laurenceau, J. P., & Deblinger, E. (2014). Trauma-focused cognitive behavioral therapy for youth: Effectiveness in a community setting. Psychological trauma: theory, research, practice, and policy, 6(5), 555.

Saygılarımla,
Psk.Ilgaz Ertin

Obsesif Kompulsif Bozuklukta Kognitif Davranışçı Terapi

Posted By on February 26, 2018

Bu makalede ERP’nin daha az etkili olduğu bazı OKB alt tiplerinden bahsedilmiştir. Bunlar; saf obsesyonlar, açıkça görülmeyen kompulsiyonlar ve biriktirme kompulsiyonlarıdır. Buna ek olarak, hastanın motivasyonun az olması, tedaviden negatif beklentisi olması ve tedaviye uyumsuz olması da etkileyen diğer faktörlerdir.
OKB’nin kognitif modelinde yer alan ana yapılar sırasıyla, normal olan ve olmayan intrüzyonlar, intrüzyonları yanlış değerlendirme, intrüzyonları normalleştirme ve kaçınma (açıkça görülen ve görülmeyen) ve işlevsiz inançlar olarak yer almaktadır. Bahsedilen ana yapıların OKB üzerindeki etkilerinden bahsedilmektedir. OKB’de sıklıkla görülen inançlar ise; tehlikedeyim, sorumluyum, kontrolsüzüm vb. OKB’si olan kişilerin yanlış değerlendirdikleri obsesyonlar üzerinden, kognitif yeniden yapılandırma ile obsesyonlara ait alternatif yorumlamalar kazanılabileceği açıklanmaktadır.

Referans:
Clark, D. A. (1999). Cognitive behavioral treatment of obsessive-compulsive disorders: A commentary. Cognitive and Behavioral Practice6(4), 408-415.

Saygılarımla,
Psk. Gizem Özge Erinç

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS