CBTiSTANBUL

Beck Yönelimli Kognitif Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi’de ( BDT) Terapötik İlişki

Posted By on April 17, 2017

Terapötik ilişki ve ittifak BDT’nin önemli bir parçasıdır. Bu makalede ittifakı etkileyen bazı faktörler ve terapistlerin zorlandığı bazı noktalar ele alınmıştır. İttifakı etkileyen faktörler; vaka formülasyonu, onaylama, duygusal yaşam felsefeleri, mağdur direnci, şematik direnç, şematik uyumsuzluk, geri dönüşsüz maliyet bağlılığı ve kendi kendini sabote etmedir. Oluşturulan vaka formülasyonu sayesinde hastanın günlük hayatında tekrar eden problemlerinin terapi ilişkisine de yansıyacağı ve ne gibi sorunlara yol açabileceği öngörülüp buna yönelik stratejiler geliştirmek, kurulan ittifakı sağlamlaştırır. Onaylama; hastanın terapistin empati konusunda eksik olduğunu düşünmesi ya da onaylanmadığını hissetmesi tedavi sonuçları üzerinde olumsuz etki yaratır. Ancak tatmin edici derecede onaylanma kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalar da yeteri kadar onaylanmadığını hissettiklerinde tekrar eden talepler, tekrar eden krizler gibi problemli stratejilere başvurabilirler. Duygusal yaşam felsefeleri; insanların acı veren duygulara bakış açıları ve inançları farklılık gösterir. Eğer terapist duyguları göstermenin zaman kaybı olduğunu, onaylamanın tedavinin hedeflerine ulaşmada engel olduğunu ve onaylamanın ruminasyonu pekiştireceğini düşünürse, hasta kendini onaylanmamış hissedip terapiyi bırakabilir. Mağdur direnci; terapistin hastanın yaşadıklarının ne kadar kötü ve zor olduğunu kabul edip mağdur olan ya da istismara uğrayan kişilerin verdiği duygusal tepkileri onaylaması ittifakı arttırırken bunun tam tersi şekilde yaşadıklarının ne kadar kötü olduğunu sorgulamak hastanın onaylanmadığını hissetmesine yol açarak direnci arttırıp ilişkiye zarar verecektir. Şematik direnç; bazı hastaların şemaları o kadar katı ve güçlüdür ki başka bir alternatif göremezler. Bu şemaların terapötik ilişki üstünde büyük etkileri olmaktadır. Şematik uyumsuzluk; hastalar gibi terapistlerin de şemaları vardır ve hasta ile terapistin şemaları birbirine uymadığında ittifak da zarar görür. Geri dönüşsüz maliyet bağlılığı; bazen hastalar geçmişte yaptıklarını, seçimlerini, bağlılıklarını savunma ihtiyacında olurlar. Bu durumda hasta ve terapistin hedefleri birbirinden farklı olur; hasta geçmişini haklı çıkarmak isterken terapist daha iyi bir gelecek hedefindedir. Kendini sabote etme; bazen hastalar değerlendirilmekten kaçınmak için kendine yardımı sabote edebilmektedir. Bütün bu faktörler ve bunlara çözüm bulunup bulunamaması ittifakı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecektir.

Referans:

Leahy, R. L. (2008). The therapeutic relationship in cognitive-behavioral therapy. Behavioural and Cognitive Psychotherapy, 36(06), 769-777.

Makalenin tamamına aşağıdaki linki kullanarak ulaşabilirsiniz.

https://www.researchgate.net/profile/Robert_Leahy/publication/231935685_

The_Therapeutic_Relationship_in_Cognitive-Behavioral_Therapy/links/54cf9b010cf24601c0948f8d.pdf

Saygılarımla,

Psk. Zülal Oğuz

Tekrar Eden Problemlerde Danışanın Yaratıcılığına Başvurmak :Olasılıklar Oluşturmak Ve Şüpheyi Tolere Etmek

Posted By on April 11, 2017

Kognitif terapistler tekrar eden problemlerinde danışanlarına yardım ederken, temel inanç çalışmaktan ziyade problemin altında yatan varsayımlarla çalışmaya cesaretlendirilmelidirler. Tekrar eden problemin altında yatan varsayımla çalışırken,öncelikle danışanla birlikte danışanın kelimeleriyle eski inanç ortaya çıkarılır. Sonrasında, eski varsayımın üzerinde durmak yerine, danışanın yaratıcılığına başvurarak yeni varsayımlar üretmesi için danışan cesaretlendirilir.Danışanın yaratıcılığına başvururken; danışanın hayal dünyasındaki karakterlerden,resimlerden,rüyalarından,idolü olan kişiler üzerinden gidilebilir.Tekrar eden problemler karşısında danışanın yaratıcılığına başvurmak; danışanı zaten uzmanı olduğu ve deneyimlediği problemlerinin altında yatan eski inançlarına odaklamak yerine yeni inançlar , yeni olasılıklar oluşturarak, bu yeni olasılıklar karşısında nasıl duracağı ve nasıl problemi çözeceği üzerinde durarak gerçekleşir.Bütün bu yeni olasılıklara odaklanma süreci danışanı motive eder ve ümidini arttırır.Bu makalede tekrar eden problemleri çözmek için danışanın yaratıcılığına başvurulmasının altı üç temel konuyla çizilmiştir.Bunlar; yeni olasılıkların oluşturulması,eski yerine yeni inannca odaklanmak,bu süreç içerisinde şüphe ve belirsizliği tolere etmektir.Aynı zamanda, bir vaka örneği ile danışanın yaratıcılığı nasıl arttırılır detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

Referans:
Mooney, K., & Padesky, C. (2000). Applying Client Creativity to Recurrent Problems: Constructing Possibilities and Tolerating Doubt. Journal of Cognitive Psychotherapy, 14(2).

Makalenin tamamına aşağıdaki linki kullanarak ulaşabilirsiniz:

http://padesky.com/newpad/wp-content/uploads/2012/11/client_creativity1.pdf

Saygılarımla,

Psk.Feyza Karakoyun

 

Maruz Bırakma Tedavisi Yanlış Gittiğinde: OKB Tedavisinde Maruz Bırakma Uygulanırken Karşılaşılan Zorlu Senaryoların Üstesinden Gelebilmek İçin Onarım Rehberi

Posted By on March 2, 2017

Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (ERP)’nin OKB tedavisinde en etkili psikolojik tedavi yöntemi olduğu kabul edilmektedir. Ancak literatür ve tedavi kitapları ERP görevlerinin çeşitlilikleri, karşılaşılabilecek terapötik zorlukların nasıl çözüleceği gibi konuları tam olarak açıklamamaktadır. Bu makalede terapistlerin ERP uygularken yaygın olarak karşılaştıkları zorluklar açıklanmaktadır. Bu zorluklar; hastanın kaygısına alışamaması, hastanın maruz bırakmanın ne kadar kaygı uyandıracağını yanlış tahmin etmesi, kazara maruz kalmaların yaşanması, zihinsel ya da gizli ritüellerin tedaviyi engellemesi ve hastanın kaygı hassasiyetinin/eşiğinin çok yüksek olmasıdır. Bu makalenin amacı, teorik bilgi ile terapistlerin OKB tedavisinde ERP uygulaması sırasında pratikte karşılaştıkları zorluklar arasındaki köprüyü kurmaktır.

Referans:

Pence Jr, S. L., Sulkowski, M. L., Jordan, C., & Storch, E. A. (2010). When exposures go wrong: trouble-shooting guidelines for managing difficult scenarios that arise in exposure-based treatment for obsessive-compulsive disorder. American Journal of Psychotherapy64(1), 39-53.

Makalenin tamamına aşağıdaki linki kullanarak ulaşabilirsiniz.

http://ruby.fgcu.edu/courses/twimberley/10199/psy/Exposure.pdf

Saygılarımla,

Psk. Zülal Oğuz

Hasta Yakınlarının OKB Hastalarına Onay Vermelerinin ve Bunu Sürdürmelerinin Nedenleri

Posted By on February 28, 2017

Aşırı Onay Arayışı (ERS), genellikle OKB’de görülen kompulsif davranışları andıran, araştırılmakta olan ve az anlaşılmış bir davranıştır. ERS karmaşık, ısrarlı, kapsamlı, zayıflatıcı olmakla birlikte insanların birbirleriyle olan etkileşimlerine de hakim olabilir. Onay arayışı OKB’deki kompulsif kontrollere benzemekle birlikte, onay arayışlarının sorumluluğu başkalarına devretme etkisi de olabilir. Hasta yakınlarının sıklıkla, OKB hastasının sorununun bir parçası olarak çeşitli ritüellere katılmaları istenir ve hasta yakınları bunu hastayı desteklemenin bir yolu olarak görür. Hasta yakınlarındaki bu tepkileri ortaya çıkaran ve devam ettiren faktörleri anlamanın ilk aşamalarındayız.  Mevcut araştırmada, OKB hastalarına onay veren hasta yakınlarıyla yapılan röportaj bağlamında niteliksel yöntemler kullanılarak ve ayrıntılı bir analiz uygulanarak ERS’nin kişilerarası bileşenleri ele alınmıştır. On  görüşme yapılmış ve tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Onay arama ve sağlama davranışında yedi ana tema önemli olarak tanımlanmıştır. Bunlar; neden insanların onay arayışına girdikleri, bunu nasıl işledikleri, neden diğer insanların onay verdikleri gibi faktörleri ilgilendirmekle birlikte, özellikle yaygın olan tema, hasta yakınlarının ERS karşısında hayal kırıklığı yaşamaları olarak bulunmuştur. Bulguların klinik sonuçları da tartışılmıştır.

https://www.researchgate.net/publication/284121938_I_Do_Not_Know_What_Else_To_Do_Caregivers’_Perspective_on_Reassurance_Seeking_in_OCD

Referans:

Halldorsson, B., Salkovskis, P. M., Kobori, O. & Pagdin , R. (2016).  I do not know what else to do: Caregivers’ perspective on reassurance seeking in OCD. Journal of Obsessive-Compulsive and Related Disorders  8, 21–30.

Saygılarımla,
Psk. Meryem Güngör

Şimdiden Geçmişe Gidildiğinde: Sosyal Fobide Travmatik Anıların Güncellenmesi

Posted By on February 22, 2017

Araştırmacılar bozulmuş kendilik imajının sosyal fobide yaygın olduğunu ve hastalığın devamında önemli rol oynadığını söylemişlerdir.Bu imaj ise acı veren anılara hem duygusal hem de tematik olarak bağlıdır ve hastalığın başlaması ve daha da kötüye gitmesinde rolü vardır.Durum böyle olunca,travmatik anılarla direkt olarak çalışmanın sosyal fobide semptomların iyileşmesine katkısı olup olmayacağı merak edilmiştir.Bu çalışma; sosyal fobide anıların ve imajların anlamının yenilemek için imajları yeniden yazma (imagery rescripting) ile bilişsel yeniden yapılandırma sürecini anlatmaktadır.Çalışmada 14 Sosyal Fobi hastası ile çalışılmıştır.Hastalar şuanki imajları ve bununla ilgili anılarının anlamlarını tanımlamak için yarı-yapılandırılmış bir görüşmeyle giden “imagery rescripting” seansına katılmışlardır.Sonra ortaya çıkarılan anıları canladırılarak, detaylandırılır.Yeni bir perspektife ulaşmak için “bilişsel yeniden yapılandırmayı” kullanarak belleğin anlamını güncellemişlerdir.Ve yeni bakış açılarını “imagery techniques” kullanarak belleklerindeki anılarıyla bağlantılandırmışlardır.Bu prosedür hastaların inanşları,kendilik imajları ve acı veren anılarında önemli bir değişmeyle sonuçlanmıştır.Sonuç olarak,sosyal fobide acı veren anıların güncellenmesi kişilerin şuandaki imajlarına bağlı işlevsel olmayan inançlarını değiştirmede etkili bir yol olarak görülmüştür.Bu çalışma sosyal fobisi olan kişilerin travmatik anılarıyla nasıl çalışılır göstermiş ve bu alanda araştırmacıları daha titiz bir çalışmaya cesaretlendirmiştir.

Referans:

Wild, J., Hackman, A.,& Clark, D.(2007). When the present visit the past: Updating traumatic memories in social phobia.Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry, 386-401.

Saygılarımla,
Psk.Feyza Karakoyun

Proudly Powered by WordPress | Theme by The Cloisters | Entries RSS  Comments RSS